Join us on a literary world trip!
Add this book to bookshelf
Grey
Write a new comment Default profile 50px
Grey
Subscribe to read the full book or read the first pages for free!
All characters reduced
Taşlar Ağırdır - cover

Taşlar Ağırdır

J.D. Barker

Translator Meral Alison

Publisher: Tektime

  • 0
  • 0
  • 0

Summary

Gerçekle yüzleşmek, katille yüzleşmekten daha ölümcül olabilir.

Bir yalanı saklamak için on gün.
İnkâr edersen on bela.
Ölmelerini izlemenin on yolu. 

Beş yıl önce, Dedektif Jena Campbell, Levililer Katili'ni parmaklıklar ardına attığında, kendisinin en karanlık sırrını da onunla birlikte kilitlemişti. Asla ortaya çıkmaması gereken bir şeyi. Bir sürü hayatı yok eden o manyakla birlikte çürümeye bırakılması daha iyi olan bir şeyi. 

Ancak bir gün kendisine Azrail diyen tuhaf bir adam sosyal medyada ortaya çıkıp, Levililer serbest bırakılmadığında, on gün içinde on bela, on infaz gerçekleştireceği tehdidinde bulununca, Jena o kapıyı yeniden açmak ve geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır. 

Bildiklerini paylaşamayan Jena, yeni bir can daha alınmadan önce Azrail'i bulmasına yardım edebilecek tek kişiye, mahkûm ettiği adama başvurur. Jena, onunla yüzleşmekten daha korkunç olan tek şeyin kendisiyle yüzleşmek olduğunu ise çabucak öğrenecektir.
Available since: 03/28/2025.
Print length: 384 pages.

Other books that might interest you

  • Ayna Çatladığında - cover

    Ayna Çatladığında

    May McGoldrick, Jan Coffey

    • 0
    • 0
    • 0
     
     Christina Phillips, yaşadığı derin bir trajedinin ardından yasını hafifletmek umuduyla Kaliforniya'dan İstanbul'a gelir. Bu kadim şehrin büyüleyici manzaralarının, tınılarının ve kokularının ruhuna iyi geleceğini düşünmektedir. Ancak, genç bir Kürt kadın tarafından gölge gibi takip edildiğinde ve ailesi hakkında her şeyi biliyormuş gibi davranan bir şoför tarafından tehdit edildiğinde, Christina kendini beklenmedik bir girdabın içinde bulur. Geçmişin acı verici sırlarını çözmek ve adaletsizliklerin yarattığı tahribatı onarmak için zamanla yarışmalıdır. 
     Zari Rahman, savaşın yakıp yıktığı Kürdistan'da kimyasal saldırıların ve bombaların arasından kaçarak yeni doğan kızı için güvenli bir hayat arayışına girer. İstanbul'a ulaştığında, evsiz ve çaresizdir; ancak ummadığı bir iyilikle karşılaşır. Fakat bu iyiliğin bedeli, hayatını sonsuza dek değiştirmeye yetecek kadar ağır olacaktır. 
     Bu iki kadının hayatı, Doğu ile Batı'nın birleştiği bu büyüleyici şehirde kesişir. Christina ve Zari, adalet ve kefaret arayışlarında tehlikeli bir yola birlikte adım atar. 
       
     Ayna Çatladığında  ,   fedakârlık  ve annelik, toplumsal aidiyet  ve dışlanma, kültürel kimlik ve mültecilik  deneyimini ele alırken,  anne ve  kızların  geçmiş  ile  şimdiki  zaman arasındaki hikâyelerini  birbirine bağlıyor. 
     
    Show book
  • NEM VE BARUT - Kitap 1 - cover

    NEM VE BARUT - Kitap 1

    GUEV DERE

    • 0
    • 0
    • 0
    Nem ve Barut, 90’ların puslu atmosferini, nemli sokakların boğucu havasını ve karanlıkla örülü mahalle yaşamını tüm çıplaklığıyla yansıtan sürükleyici bir roman. 
    Başkarakter Ahmet, geçmişte yaşadığı kayıplardan sonra kendini onarmak ve yeniden başlamak için yabancısı olduğu bir şehre gelir. Fakat burası, zayıfların asla yaşama şansı bulamadığı bir yerdir. Sokakların dili suskun, ama tehlike her köşede kol gezer. Ahmet, çetelerin egemenliği altındaki bu mahallelerde yeni dostlar edinir: yılların tanığı Ali Amca, mücadeleyi bırakmayan Sevim, gözü kara gençler Murat, Selim, Cemil ve Ferhat… Ve kalbinin ritmini değiştiren, doğruyu söylemekten çekinmeyen cesur bir kadın: Elif. 
    Roman, Ahmet’in bir yabancı olarak geldiği bu şehirde nasıl yavaş yavaş kök saldığını, karanlık güçlerle hesaplaşmalarını, halkın güvenini kazanışını ve korkunun hüküm sürdüğü sokaklarda “onurun ve cesaretin sembolüne” dönüşmesini anlatıyor. 
    Nem ve Barut, yalnızca bir hesaplaşma hikâyesi değil; aynı zamanda dayanışmanın, onurun, aşkın ve yeniden doğuşun romanı.
    Show book
  • Insanliğin kalbi - 80’lerde bir dava adami - cover

    Insanliğin kalbi - 80’lerde bir...

    HAŞİM KORKMAZ

    • 0
    • 0
    • 0
    “İnsanlığın Kalbi”  
    	80’lerde toplumsal uyanışı, kaçaklığı, direnişi, imkansız aşkı anlatıyor.  
    	Reşat, çocukluğunda annesini döven babasına, 80’lerde mafya babalarına ve babalığını yitiren devlete karşı mücadele eden bir dava adamıdır. Roman Reşat’ın zorluklarla dolu yaşamından kesitler sunuyor.  
    	Reşat’a göre, insanlığın ilk çağlarında sınıf, sınır ve savaş yoktu. Sadece insan ve insanlık vardı. Çok sonraları masum ve özgür olan insan günah ve esaretle tanıştı. Hırsları insanı insanlıktan uzaklaştırdı. İnsanlar ilkel ama birbirlerine karşı vahşi değillerdi. Örneğin, insanın insana işkencesi o çağlarda akla bile gelmezdi. İnsanlığın çocukluk devresi denebilecek çağlarda dünya insanlar için cennetti. Sonra kurtarıcılar geldi ve dünyayı cehenneme çevirdiler. Maalesef, insan kurtarıcılarından kurtulamadı. Türkiye’nin 80’li yıllarda kurtarıcıları da askeri cuntaydı. 
    	Reşat idamdan kurtulmak için Milli İstihbarat Örgütü İl Binasının arkasında farklı bir kimlikle simitçi çırağı olarak çalıştı.2 yıl yakalanmadı. Kişisel güvenliği için ateşli silah yerine jiletsiz usturayı tıraş bıçağı olarak taşıdı. Usturayı kullanmayı öğrenirse bu alet silahtan sayılmıyordu. 
    	Hakkında muhbirler ve bir süre birlikte saklandığı sevgilisinin babası fidye istediğine dair şikayette bulundu. Ulusal basında “örgüt fidye istiyor” haberi manşet olunca Reşat ortaya çıktı. Kaçmaya devam etmesi halinde bütün suçlar üstünde kalacaktı. 
    	Reşat’ın tesadüfen ev arkadaşı olarak karşı siyasi (nasyonal) gurubun lideriyle karşılaşması ve devamındaki olayları heyecanla okuyacaksınız. 
    	Reşat’ın çıktığı serüven dolu yolculuktan yuvaya dönüşünde çok şey değişmişti. 
    	Roman Dünya’yı cehenneme çevirip, cennet özlemlerimizi ise öteki dünyaya öteleyen sistemin aksine, bu dünyayı cennete dönüştürme mücadelesi veren insanların öyküsünü anlatıyor. 
    	“İnsanlığın Kalbi” ne kadar çok insanla buluşursa o kadar insanlık davasına hizmet etmiş olacaktır. 
    	Yazar kitabını, cenneti bu dünyada düşleyenlere armağan ediyor.
    Show book
  • Suç ve Ceza - cover

    Suç ve Ceza

    Fyodor Dostoyevski

    • 0
    • 0
    • 0
    Yoksulluk, gurur ve karanlık bir fikir… 
    Genç bir öğrencinin işlediği bir cinayet, onun iç dünyasında yavaş yavaş çözülen bir vicdanın kapılarını aralar. 
    Dostoyevski’nin başyapıtı Suç ve Ceza, yalnızca bir polisiyeden ibaret değildir; insan zihninin derin korkularını, büyük yalnızlığını ve adalet arayışını anlatan benzersiz bir psikolojik yolculuktur. 
    Gerçek ceza, insanın içinden yükselir. 
    Raskolnikov’un suç, pişmanlık ve kefaret arasındaki sarsıcı yürüyüşüne eşlik edin; Dostoyevski’nin sorduğu büyük soruyla karşılaşın: 
    İnsan kendisini hangi noktada affedebilir?
    Show book
  • Kukla Ustasi - cover

    Kukla Ustasi

    May McGoldrick, Jan Coffey

    • 0
    • 0
    • 0
     
    Hızlı, Akıcı Ve İçine Çeken Bir Hikâye..
    -Publishers Weekly-
    Roket Bilimci
    Yeni bir uydu lansmanı arifesinde, NASA'nın proje yöneticisi Alanna Mendes'in nişanlısı, görünüşte bir balık avı kazasında öldürülür... sadece altı ay sonra, Silikon Vadisi'nde ortaya çıkar.
    Bilgisayar Dâhisi
    Nasa'nın ana bilgisayarını hackleyen ve Yurtiçi Güvenlik tarafından yakalanan Jay Alexie, dört yıl sonra hâlâ üst düzey üniversitelerin ve bilgisayar firmalarının kara listelerindeydi. Şimdi tamamen değişen bu adam, ikinci bir şans için umutsuzdu...
    Finansal Büyücü
    Bir zamanların uluslararası bankacılığın başarılı mali işler üst düzey yöneticisi David Collier, bugün kızının nadir görülen böbrek bozukluğu için pahalı tedaviyi göze alamayan üzgün bir adam.
    Teknoloji Kralı
    Sonradan görme zengin olan Steven Galvin'in oğlu bir terörist grup tarafından kaçırıldığında, onun trilyon dolarlarla ölçülen serveti, içine düştüğü kâbus için yardımcı olamıyor.
    Show book
  • Insani manifesto - cover

    Insani manifesto

    HAŞİM KORKMAZ

    • 0
    • 0
    • 0
    Bu eser, 
    	Bireysel trajediler ile kolektif umutların iç içe geçtiği bir edebi deneyim olarak, 21. yüzyılın savaş, göç, veri sömürüsü, ekolojik çöküş gibi küresel krizlerini şiirsel bir dil ve dramatik sahnelerle politik bir sahneye taşır.  
    	Gazze'nin yıkıntılarından Göbeklitepe'nin kadim bilgeliğine ve ötesinde yeni bir küresel halklar topluluğuna uzanan bu manifesto, yıkımdan yeniden doğuşa doğru radikal bir yolculuğu anlatıyor. 
    	Marx’ın üretim güçleri ve üretim ilişkileri arasındaki çatışma teorisini dijital çağın görünmez proletaryası üzerinden yeniden yorumlar.  
    	Klasik fabrika işçiliğinden platform ekonomisine, bilişsel ve kültürel emekten algoritmaların gözetiminde çalışan veri proletaryasına uzanan dönüşüm, yeni devrimci öznenin çoğul ve ağsal niteliğini tartışmaya açar.  
    	Eser ulus devletlerin yerine insani toplulukların seçilmiş temsilcileriyle kurulan Global İnsanlık Meclisi, hem edebi bir vizyon hem politik bir çağrı hem de akademik bir analiz olarak insanlığın ortak geleceğini tahayyül eder.  
    	Bu hibrit eser, kuramla kurgu arasında köprü kurar ve çağımızın insani dönüştürücü öznesini estetik, politik ve teorik yoğunlukla yeniden tanımlar. 
    	Haşim Korkmaz, hukuki içgörüyü, tarihsel derinliği ve vizyoner kurguyu, insanlığın kendini yönetmesi için bir çağrıya dönüştürüyor. 
    	Devletler aracılığıyla değil, vicdan aracılığıyla. 
    	Güç aracılığıyla değil, dayanışma aracılığıyla.
    Show book