Rejoignez-nous pour un voyage dans le monde des livres!
Ajouter ce livre à l'électronique
Grey
Ecrivez un nouveau commentaire Default profile 50px
Grey
Abonnez-vous pour lire le livre complet ou lisez les premières pages gratuitement!
All characters reduced
Taşlar Ağırdır - cover

Taşlar Ağırdır

J.D. Barker

Traducteur Meral Alison

Maison d'édition: Tektime

  • 0
  • 0
  • 0

Synopsis

Gerçekle yüzleşmek, katille yüzleşmekten daha ölümcül olabilir.

Bir yalanı saklamak için on gün.
İnkâr edersen on bela.
Ölmelerini izlemenin on yolu. 

Beş yıl önce, Dedektif Jena Campbell, Levililer Katili'ni parmaklıklar ardına attığında, kendisinin en karanlık sırrını da onunla birlikte kilitlemişti. Asla ortaya çıkmaması gereken bir şeyi. Bir sürü hayatı yok eden o manyakla birlikte çürümeye bırakılması daha iyi olan bir şeyi. 

Ancak bir gün kendisine Azrail diyen tuhaf bir adam sosyal medyada ortaya çıkıp, Levililer serbest bırakılmadığında, on gün içinde on bela, on infaz gerçekleştireceği tehdidinde bulununca, Jena o kapıyı yeniden açmak ve geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır. 

Bildiklerini paylaşamayan Jena, yeni bir can daha alınmadan önce Azrail'i bulmasına yardım edebilecek tek kişiye, mahkûm ettiği adama başvurur. Jena, onunla yüzleşmekten daha korkunç olan tek şeyin kendisiyle yüzleşmek olduğunu ise çabucak öğrenecektir.
Disponible depuis: 28/03/2025.
Longueur d'impression: 384 pages.

D'autres livres qui pourraient vous intéresser

  • Taşıyıcı Sistem - Temelin Karanlığı - cover

    Taşıyıcı Sistem - Temelin Karanlığı

    Mustafa Yılmaz

    • 0
    • 0
    • 0
    TAŞIYICI SİSTEM — Cilt I: TEMELİN KARANLIĞI 
    Rütbeleri sökülmüş bir akademisyen, yarım kalmış ruhsatsız bir binanın bodrumunda gençlere mühendislik öğretir. Fakat her çatlak, her kolon ve her yük hesabı başka bir sorunun kapısını aralar: Bir yapıyı ayakta tutan şey nedir? Peki ya bir insanı, bir kurumu, bir ülkeyi? Yusuf Hoca hüküm vermeyi değil, önce bakmayı, ölçmeyi ve anlamayı öğretir. Çünkü en büyük çökmeler, çoğu zaman yapı hâlâ ayaktayken başlar. 
     
    Temelin Karanlığı, mağduriyetin değil; düşünmenin, ölçmenin ve yaklaşan yüke hazırlanmanın romanı. 
     
    Bir ülkenin nasıl çöktüğünü anlamak istiyorsanız, önce onu neyin ayakta tuttuğuna bakmalısınız.
    Voir livre
  • Ayna Çatladığında - cover

    Ayna Çatladığında

    May McGoldrick, Jan Coffey

    • 0
    • 0
    • 0
     
     Christina Phillips, yaşadığı derin bir trajedinin ardından yasını hafifletmek umuduyla Kaliforniya'dan İstanbul'a gelir. Bu kadim şehrin büyüleyici manzaralarının, tınılarının ve kokularının ruhuna iyi geleceğini düşünmektedir. Ancak, genç bir Kürt kadın tarafından gölge gibi takip edildiğinde ve ailesi hakkında her şeyi biliyormuş gibi davranan bir şoför tarafından tehdit edildiğinde, Christina kendini beklenmedik bir girdabın içinde bulur. Geçmişin acı verici sırlarını çözmek ve adaletsizliklerin yarattığı tahribatı onarmak için zamanla yarışmalıdır. 
     Zari Rahman, savaşın yakıp yıktığı Kürdistan'da kimyasal saldırıların ve bombaların arasından kaçarak yeni doğan kızı için güvenli bir hayat arayışına girer. İstanbul'a ulaştığında, evsiz ve çaresizdir; ancak ummadığı bir iyilikle karşılaşır. Fakat bu iyiliğin bedeli, hayatını sonsuza dek değiştirmeye yetecek kadar ağır olacaktır. 
     Bu iki kadının hayatı, Doğu ile Batı'nın birleştiği bu büyüleyici şehirde kesişir. Christina ve Zari, adalet ve kefaret arayışlarında tehlikeli bir yola birlikte adım atar. 
       
     Ayna Çatladığında  ,   fedakârlık  ve annelik, toplumsal aidiyet  ve dışlanma, kültürel kimlik ve mültecilik  deneyimini ele alırken,  anne ve  kızların  geçmiş  ile  şimdiki  zaman arasındaki hikâyelerini  birbirine bağlıyor. 
     
    Voir livre
  • Insanliğin kalbi - 80’lerde bir dava adami - cover

    Insanliğin kalbi - 80’lerde bir...

    HAŞİM KORKMAZ

    • 0
    • 0
    • 0
    “İnsanlığın Kalbi”  
    	80’lerde toplumsal uyanışı, kaçaklığı, direnişi, imkansız aşkı anlatıyor.  
    	Reşat, çocukluğunda annesini döven babasına, 80’lerde mafya babalarına ve babalığını yitiren devlete karşı mücadele eden bir dava adamıdır. Roman Reşat’ın zorluklarla dolu yaşamından kesitler sunuyor.  
    	Reşat’a göre, insanlığın ilk çağlarında sınıf, sınır ve savaş yoktu. Sadece insan ve insanlık vardı. Çok sonraları masum ve özgür olan insan günah ve esaretle tanıştı. Hırsları insanı insanlıktan uzaklaştırdı. İnsanlar ilkel ama birbirlerine karşı vahşi değillerdi. Örneğin, insanın insana işkencesi o çağlarda akla bile gelmezdi. İnsanlığın çocukluk devresi denebilecek çağlarda dünya insanlar için cennetti. Sonra kurtarıcılar geldi ve dünyayı cehenneme çevirdiler. Maalesef, insan kurtarıcılarından kurtulamadı. Türkiye’nin 80’li yıllarda kurtarıcıları da askeri cuntaydı. 
    	Reşat idamdan kurtulmak için Milli İstihbarat Örgütü İl Binasının arkasında farklı bir kimlikle simitçi çırağı olarak çalıştı.2 yıl yakalanmadı. Kişisel güvenliği için ateşli silah yerine jiletsiz usturayı tıraş bıçağı olarak taşıdı. Usturayı kullanmayı öğrenirse bu alet silahtan sayılmıyordu. 
    	Hakkında muhbirler ve bir süre birlikte saklandığı sevgilisinin babası fidye istediğine dair şikayette bulundu. Ulusal basında “örgüt fidye istiyor” haberi manşet olunca Reşat ortaya çıktı. Kaçmaya devam etmesi halinde bütün suçlar üstünde kalacaktı. 
    	Reşat’ın tesadüfen ev arkadaşı olarak karşı siyasi (nasyonal) gurubun lideriyle karşılaşması ve devamındaki olayları heyecanla okuyacaksınız. 
    	Reşat’ın çıktığı serüven dolu yolculuktan yuvaya dönüşünde çok şey değişmişti. 
    	Roman Dünya’yı cehenneme çevirip, cennet özlemlerimizi ise öteki dünyaya öteleyen sistemin aksine, bu dünyayı cennete dönüştürme mücadelesi veren insanların öyküsünü anlatıyor. 
    	“İnsanlığın Kalbi” ne kadar çok insanla buluşursa o kadar insanlık davasına hizmet etmiş olacaktır. 
    	Yazar kitabını, cenneti bu dünyada düşleyenlere armağan ediyor.
    Voir livre
  • NEM VE BARUT - Kitap 1 - cover

    NEM VE BARUT - Kitap 1

    GUEV DERE

    • 0
    • 0
    • 0
    Nem ve Barut, 90’ların puslu atmosferini, nemli sokakların boğucu havasını ve karanlıkla örülü mahalle yaşamını tüm çıplaklığıyla yansıtan sürükleyici bir roman. 
    Başkarakter Ahmet, geçmişte yaşadığı kayıplardan sonra kendini onarmak ve yeniden başlamak için yabancısı olduğu bir şehre gelir. Fakat burası, zayıfların asla yaşama şansı bulamadığı bir yerdir. Sokakların dili suskun, ama tehlike her köşede kol gezer. Ahmet, çetelerin egemenliği altındaki bu mahallelerde yeni dostlar edinir: yılların tanığı Ali Amca, mücadeleyi bırakmayan Sevim, gözü kara gençler Murat, Selim, Cemil ve Ferhat… Ve kalbinin ritmini değiştiren, doğruyu söylemekten çekinmeyen cesur bir kadın: Elif. 
    Roman, Ahmet’in bir yabancı olarak geldiği bu şehirde nasıl yavaş yavaş kök saldığını, karanlık güçlerle hesaplaşmalarını, halkın güvenini kazanışını ve korkunun hüküm sürdüğü sokaklarda “onurun ve cesaretin sembolüne” dönüşmesini anlatıyor. 
    Nem ve Barut, yalnızca bir hesaplaşma hikâyesi değil; aynı zamanda dayanışmanın, onurun, aşkın ve yeniden doğuşun romanı.
    Voir livre
  • Suç ve Ceza - cover

    Suç ve Ceza

    Fyodor Dostoyevski

    • 0
    • 0
    • 0
    Yoksulluk, gurur ve karanlık bir fikir… 
    Genç bir öğrencinin işlediği bir cinayet, onun iç dünyasında yavaş yavaş çözülen bir vicdanın kapılarını aralar. 
    Dostoyevski’nin başyapıtı Suç ve Ceza, yalnızca bir polisiyeden ibaret değildir; insan zihninin derin korkularını, büyük yalnızlığını ve adalet arayışını anlatan benzersiz bir psikolojik yolculuktur. 
    Gerçek ceza, insanın içinden yükselir. 
    Raskolnikov’un suç, pişmanlık ve kefaret arasındaki sarsıcı yürüyüşüne eşlik edin; Dostoyevski’nin sorduğu büyük soruyla karşılaşın: 
    İnsan kendisini hangi noktada affedebilir?
    Voir livre
  • Suikast Bürosu - cover

    Suikast Bürosu

    Jack London

    • 0
    • 0
    • 0
    Bir insan hayatı, bir düşüncenin gölgesinde ne kadar kıymetlidir? 
    Jack London’un ölümünden önce kaleme aldığı ve tamamlayamadan geride bıraktığı sıra dışı taslak... Dinleyeceğiniz bu sesli kitapta, o ilk haliyle, London’ın kendi dilinden çıkan o sert, çelişkili ve derin metni seslendirdik. Düzenlenmemiş haliyle ilk kez dinlenecek bu versiyon, yazarın zihninde hâlâ çarpan sorularla dolu. 
    Ahlaki gerekçelerle cinayet işleyen bir örgüt... 
    Fikir babası, sonunda kendi kurduğu düzene hedef olur... 
    Kurallar değişmemiştir ama pusula sapmıştır... 
    Suikast Bürosu, yalnızca bir polisiye değil, vicdan, adalet, ahlak ve iktidar üzerine bir felsefi çatışmadır. Sayfaları dolduran her tartışma, mantığın duvarlarına çarpan bir kurşun gibi patlar: 
    Öldürmek, eğer haklı bir fikir adına yapılıyorsa, hâlâ cinayet midir? 
    Peki ya o fikir bir gün seni de hedef alırsa? 
    Jack London’un satırlarında kara mizah, felsefe ve cesaret iç içe geçer. Bu roman, düşüncenin ne kadar ölümcül olabileceğini anlatır. 
    Suikast Bürosu, yalnızca kulaklarınızda değil, zihininizde de uzun süre yankılanacak bir hikâye.
    Voir livre