Begleiten Sie uns auf eine literarische Weltreise!
Buch zum Bücherregal hinzufügen
Grey
Einen neuen Kommentar schreiben Default profile 50px
Grey
Jetzt das ganze Buch im Abo oder die ersten Seiten gratis lesen!
All characters reduced
Yan Flüt Metodu - (Ton İçinde Çalışmalar) - cover

Yan Flüt Metodu - (Ton İçinde Çalışmalar)

Fatma Utaş

Verlag: eKitap Projesi

  • 0
  • 0
  • 0

Beschreibung

Müzik: ömür boyu sürecek bir sevinci, coşkuyu, mutluluğu verir insana. Duygu ve düşüncelerimizin, hayallerimizin seslerle anlatım sanatıdır.
 
Müzik sesin biçim ve anlamlı titreşimler kazanmış şeklidir. Sesin ve sessizliğin belirli bir zaman aralığında ifade edildiği sanatsal bir formdur. Dinleyende ise duygulara yönelik etkileşim yapar.
 
Etimoloji: Müzik kelimesi Antik Yunan kökenlidir. İlk kullanımı musike şeklindedir. Latinceye musika olarak geçmiştir. Yunan mitolojisinde geçen esin perileri anlamına gelen muse sözcüğü Türkçe ’deki Müzik kelimesinin kökeni olmuştur. Küğ Öz Türkçesidir. Müzler dans ederek ve şarkı söyleyerek yaratıcı düşünceyi sunar, hastaları iyileştirir ve iç karartıcı düşünceleri uzaklaştırırlar.
 
Ve müziğin kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatımı zamanla oluşmuş, bir bilim konumuna da gelmiştir. Müzik insanların binlerce yıldır içerisinde doğayı, hayatın özünü yaşadığı yerdir. Dünyanın dönüşü ve buna bağlı olarak oluşan Ritm, bu ritme bağlı olarak duyduğumuz sesler müziğin özüdür. Ses ve ritmin birleşiminin üzerine duygu, düşünce, anlam, hayal gücü gibi anlatımlar eklendiğinde Müzik Sanat boyutuna geçer.
 
İnsanlar var olduğu andan itibaren sesleri duymuş ve algılamıştır. Algıladığı bu sesleri çözümlemiş, değerlendirmiş ve zamanla bir anlatım biçimine dönüştürmüştür.
 
Bu kitaptaki çalışmalar uzun bir yolculuğun bitiminde ortaya çıktı. Benim gibi Müzik yolcuğuna çıkan Müzisyen arkadaşlara ileri aşamalardan önce bir temel olacağı düşüncesindeyim. Anahtar kelime ise; Çalışmak, çalışmak, çalışmaktır.
 
 
 
Müzisyenden Müzisyenlere saygıyla…
 
Fatma Utaş.
 
 
 
Flütistlerin başları daima diktir. Ayakları yere sağlam basan bir Martıdır onlar.
 
 
Verfügbar seit: 11.12.2023.
Drucklänge: 200 Seiten.

Weitere Bücher, die Sie mögen werden

  • Sanat Tarihi Cilt 4 - Modern Sanat - cover

    Sanat Tarihi Cilt 4 - Modern Sanat

    Élie Faure

    • 0
    • 0
    • 0
    "Sanatın Tarihi. Cilt 4. Modern Sanat" adlı Élie Faure'un eserini keşfedin - sanatsal yaratılışın kalbine yapılan felsefi ve şiirsel bir yolculuk. Bu son ciltte, Faure sanatın insanlığın hayati nabzı olarak özünü keşfetmek için çağları aşar. Afrikalı putlarından Venedik şaheserlerine kadar, kültürler ve figüratif ifadeler arasındaki derin bağları ortaya koymakta, Tarihi harekete geçiren sentez ve analiz ritimini analiz etmektedir. Antik Mısır'dan modern çağa, Yunanistan, Hindistan ve Batı'dan geçerek, Faure sanatın nasıl tutkuların kaosunu manevi düzenle birleştirdiğini çözmektedir - mimardan resme, heykeltıraşlıktan müziğe. Büyüleyici bir üslupla, Faure sanatçıyı kahramanca bir Sisifos olarak kutlamakta ve geçici olansa mutlakı aramaktadır. Bu akıcı ve sürükleyici sesli kitap okuması, ruhu evrensel benzetmelere uyandırmakta ve dünya ile olan ilişkimizi yeniden düşünmeye davet etmektedir. Ruhu besleyen ve ilham veren vizyoner bir eser.
    Zum Buch
  • Sanat Tarihi Cilt 3 - Rönesans Sanatı - cover

    Sanat Tarihi Cilt 3 - Rönesans...

    Élie Faure

    • 0
    • 0
    • 0
    Élie Faure'un Sanat Tarihi'nin bu üçüncü cildi, Rönesans'ın özüne ustaca bir dalış sunuyor; sanatın Orta Çağ'ı aşarak bireyselliği ve hümanizmi kucakladığı bu yaratıcı yeniden doğuş çağına. Floransa, Roma ve Venedik gibi İtalyan merkezlerinin canlı bir analizi aracılığıyla yazar, Michelangelo, Leonardo da Vinci, Raphael ve Titian gibi devler tarafından gerçekleştirilen estetik devrimleri çözümler. Matbaanın icadı ve yoğun felsefi tartışmalar gibi keşiflerin etkisiyle resim, heykel ve mimarinin evrimini araştırır. Faure, İtalya'yı Kuzey Avrupa ile parlak bir şekilde ilişkilendirir, Flaman, Fransız ve Alman okullarını ve bunların Güney ile verimli alışverişlerini analiz eder. Gotik mistisizm ile Rönesans duyarlılığı arasındaki zıtlıklar ortaya çıkar ve biçim, renk ve ruh arasında uyum arayan bir sanatı ortaya koyar. Tutkulu ve bilgili, bu cilt, moderniteye bir köprü olan bu bereketli dönemi yeniden keşfetme arzusu uyandırır. Sanat ve tarih severler için ideal, okumada veya dinlemede, ruhu ve hayal gücünü uyandırır.
    Zum Buch
  • Sanat Tarihi Cilt 2 - Ortaçağ Sanatı - cover

    Sanat Tarihi Cilt 2 - Ortaçağ...

    Élie Faure

    • 0
    • 0
    • 0
    Bu büyüleyici ciltte, Élie Faure ortaçağ sanatını, etik dinler ile insan içgüdüleri arasındaki çarpışmadan doğan ruhsal ve duyusal yaşamın bir patlaması olarak keşfediyor. Hint panteizminden Khmer tapınaklarına, Çin sakinliğinden Japon dinamizmine, Bizans mozaikleri, İslami arabesklere ve Fransız Gotik katedrallerine geçerek, sanatın dogmaları ve acıları aşarak evrensel uyumu kutladığını ortaya koyuyor. Faure tarih, felsefe ve şiiri harmanlıyor; heykelleri, mimariyi ve resimleri halkların karmaşık özgürlüğüne övgüler olarak analiz ediyor. Hint taş ormanlarından Amiens'in sesli kubbelerine kadar, sanatın ölümü meydan okuduğu ve geleceği verimli kıldığı küresel bir panorama keşfedin. Bilgili ve büyüleyici bir yolculuk, sanat, tarih veya maneviyat severler için ideal. Ortaçağ ruhuyla titreşmek için dinleyin!
    Zum Buch
  • Sanat Tarihi Cilt 1 - Antik Sanat - cover

    Sanat Tarihi Cilt 1 - Antik Sanat

    Élie Faure

    • 0
    • 0
    • 0
    Élie Faure’un Sanat Tarihi dizisinin ilk cildi, dinleyiciyi insan hayal gücünün kökenlerine uzanan büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Bu kitap, insan bakışının doğuşunu anlatıyor — Paleolitik mağaralardan Mısır’ın dev heykellerine, Asur’un kanatlı boğalarından ışıkla dolup taşan Yunan tapınaklarına ve son olarak taşın ve yolların dâhisi Roma’ya kadar.   
    Bir şair-anlatıcı ve vizyoner tarihçi olarak Faure, sanat eserlerinin asla yalnızca süs olmadığını, formun işlevle birleştiği, fikrin ete kemiğe büründüğü canlı güçler sistemi olduğunu ortaya koyuyor — sanat, halkların nefesi ve dünyanın hafızası olan ortak bir dil olarak karşımıza çıkıyor.   
    Okur, bizonlarla dolu mağaralardan güneşle kavrulmuş sütunlara, Panathenaia alaylarını resmeden frizlerden mimarinin saf iradeye dönüştüğü Roma arenalarına kadar uzanan bir yolculuğa çıkar — her sayfa bir sahne, her uygarlık bir soluktur. Bu kitap/sesli kitap “daha iyi görmek” için duyusal ve entelektüel bir anahtar sunar: anlamak, sevmek, karşılaştırmak; bilim, ahlak ve güzellik arasındaki gizli ilişkileri hissetmek — ta ki insanın doğayı ve ruhu birleştirdiği o Yunan anına kadar. Berrak ve lirik bir destan — büyüleyen ve devamını dinleme isteği uyandıran bir eser.
    Zum Buch
  • Hakkari Yöresi Etnografik Eserler - cover

    Hakkari Yöresi Etnografik Eserler

    Doç. Dr. Hasan Buğrul

    • 0
    • 0
    • 0
    Etnografik eserler kültürel ve tarihsel niteliğe haiz belge değeri taşır. Zira bu belgeler vasıtasıyla bir toplumun geçmiş dönemleriyle bağlantılı geleneksel inançları, sosyal yaşamı, örf ve adetleri, dini-ahlaki öğretileri, tutum ve davranışlarını ve aynı zamanda bilgi, beceri, tasarım ve yetenekleri; gelişmişlik düzeyi ve ekonomik ilişkileri gibi pek çok husus hakkındaki münasebetlerini anlamak mümkündür. Hakkâri yöresi etnografik eserleri malzeme ve bezeme çeşitliliği açısından irdelendiğinde, objelerin söz konusu özellikleri taşıdığı; dünyanın pek çok toplumunun ilgisini üzerine çekerek sanatsal odaklı önemini hissettirdiği görülmektedir.   
     
    Bu çalışmada Hakkâri il sınırları dâhilinde 32 yerleşim yerindeki etnografik eserlere yer verildi. Aynı zamanda bir taraftan tespit edilen eserler kayıt altına alırken diğer taraftan her bir eser hakkında teşekkül eden tarihsel öykü belirlemeye çalışıldı. Zira eserlerin toplumun kültürel hayatına girmesi, belli bir anlam ve önem kazanması tarihsel bir seyir ve süreçte gerçekleşir. Eserin zaman içerisinde sahip olduğu gerçek işlevinin yanında sanatkârın buna hangi duygu ve düşünceler yüklediği de araştırıldı. Her biri büyük bir emek harcanarak ve sabırla üretildiği anlaşılan sanat eserlerindeki hayranlık uyandıran görselliği, bunu oluşturan süslemeleri ve motifleri sanat tarihi disiplini açısından değerlendirmeye çalışıldı. Bu açıdan, büyük bir emek ve sabırla üretilen sanat eserlerindeki muhteşem görselliğin yanı sıra üzerlerine işlenen bezeme ve motifleri sanat tarihi disiplini açısından ele alınarak bu kültürel mirasın gelecek kuşaklara taşınmasına katkı sağlanması hedeflendi.
     
    Hakkâri’nin etnografik eserleriyle ilgili yürütülen bu çalışma, Hakkâri il ve bağlı ilçe, belde / köy gibi yerleşim yeri esaslı bir saha çalışmasına dayanır. Bu araştırma ayrıca dört etnografik eser koleksiyonunu kapsamaktadır.  Araştırma esnasında incelemek üzere tespit edilen her bir eser için bir envanter fişi yanı sıra eserlerin genelini kapsayan bir de fotoğraf albümü oluşturuldu. Başlatılan saha çalışması esnasında materyal taramak için gidilen yerleşim birimlerinin mülki amirleri ve yerel yöneticileri ziyaret edilmek suretiyle konu hakkında görüşlerine müracaat edilerek destekleri alındı. Kasaba, köy ve mezralarda mukim yöre halkının çalışma ile bağlantılı ilgi ve takdirleri toplandı. Araştırma, tarama ve inceleme sürecinde ihtiyaç duyulan yardımı esirgemeyen ancak sonradan vefat ettiği öğrenilen sanatkârları rahmetle ve şükranla anıyoruz.
     
    Uzun bir zamana yayılan çalışma neticesinde açığa çıkarılan kitap çalışması konu ile ilgili akademik çevrelere, araştırmacılara ve ilgi duyan okuyuculara beklentilerine cevap verecek bir kaynak olması temenni edildi.  
    Zum Buch
  • Niksar Konakları - cover

    Niksar Konakları

    Dr. Müslüm Aydın, Doç. Dr. Recep...

    • 0
    • 0
    • 0
    Türk sivil mimari eserleri içerisinde yer alan yapılar arasında hiç şüphesiz konaklar dikkat çekmektedir. Konak terimi daha ziyade varlıklı kişilerin aile efradı ve hizmetlileriyle bir arada ikamet ettiği büyük yapıları ifade eder. Diğer tarihi yapılarla birlikte şehrin dokusunun ve kültürel kimliğinin teşekkülünde göz ardı edilemeyecek vasıfları haiz olan konaklar inşa edildikleri bölgelerin coğrafi yapısına, içinde bulundukları yörenin kültürel özelliklerine uygun tarzda, yapım tekniği ve tasarımlarında oldukça zengin bir çeşitlilik sunmaktadırlar.
     
    Tipolojik açıdan sınırları tam olarak belirlenemese de konaklar genellikle ahır, hizmetkâr odaları, servis birimleri vb. mekânlarla kuşatılan geniş bir avlu niteliğindeki taşlıktan oluşan, zemin kat üzerinde bir ya da iki katlı olarak yükselen yapılar olup daha ziyade bir bütün ya da ayrı birimler halinde harem ve selâmlık bölümleriyle birlikte, hamam, sarnıç gibi yapıların eklenmesiyle kompleks halde tasarlanmışlardır. Bunlar ahşap payandalı çıkmaları, oda düzenleri, çok katlı yapıları, örtü tarzı, ahşap çatkı arası dolgu veya bağdadi yapım sistemleri, açık dış ve orta iç sofalı yapılarıyla tipik Türk evinin tüm özelliklerine sahiptir. Ayrıca bu yapılar dıştan süslemesiz yalın görünüşlerine karşılık gömme dolaplar, tavanlar, kapılar, ocak davlumbazları, merdiven korkulukları gibi iç mekan ayrıntıları ahşap oymacılığının en güzel örneklerini ortaya koyan motiflerle bezelidir.
     
    Niksar uzun bir tarihi geçmişe sahip olan coğrafyamızda 19 ve 20. yüzyıl geleneksel Türk konut mimarisinin güzel örneklerini sergileyen önemli merkezlerden biridir. Bu çalışmada yörede mevcut 17 konak plan tipi, yapım tekniği, malzeme, cephe düzenlemesi ve süsleme özellikleri gibi muhtelif açılardan incelemeye tabi tutulmuş, 7 ev hakkında ise çeşitli nedenlerden ötürü nispeten daha kısa bilgilerle yetinilmiştir. Yapılan bu çalışmayla söz konusu konakların Türk konut mimarisi içerisindeki yeri ve değerini ortaya koymak suretiyle mevcut sanat tarihi çalışmalarına katkı sağlamak, daha sonra yapılacak bilimsel çalışmalarda araştırmacılara kaynaklık etmek ve kültürel mirası korumak amacıyla gerçekleştirilecek onarım çalışmalarına referans sağlamak hedeflenmektedir.    
     
    Çalışmanın yürütülmesi aşamasında yardımlarını esirgemeyen, kolaylık sağlayan, yol gösteren Niksar Belediyesi çalışanlarına ve ev sahiplerine teşekkür ederiz.
     
     
     
    27.01.2023
     
    Doç. Dr. Recep GÜN
    Zum Buch