Rejoignez-nous pour un voyage dans le monde des livres!
Ajouter ce livre à l'électronique
Grey
Ecrivez un nouveau commentaire Default profile 50px
Grey
Abonnez-vous pour lire le livre complet ou lisez les premières pages gratuitement!
All characters reduced
Tipi Dindi - cover

Tipi Dindi

Ayşe Hümeyra Eken

Maison d'édition: eKitap Projesi

  • 0
  • 0
  • 0

Synopsis

 Mahmut Yesari’nin romanlarında toplumsal olarak en çok işlenen konulardan bazıları ise Tanzimat’la başlayan Türk modernleşmesinin, Cumhuriyet’le birlikte köklü değişmelere sebep olduğu yıllarda yaşayan Mahmut Yesari, bu değişimler karşısında duyarsız kalmamış ve romanlarında sıklıkla bu konuya değinmiştir. Modernleşme ve dolayısıyla Batılılaşma sonucunda kendi toplumuna yabancılaşmış kişilere yer verir. Bu kişiler çoğunlukla, zevk ve eğlenceye düşkün, sürekli yabancı kelimeler kullanan, toplumsal ve kültürel değerlerle bağ kuramayan bir karaktere sahiptirler.
 
Mahmut Yesari bazı romanlarında ise fabrika işçileri, köy ve köylü, işçilerin olumsuz çalışma şartları, toplumsal adaletsizlikler, yoksulluk gibi farklı konuları ele almıştır. Buna bir örnek olarak yazarın en tanınan romanı olan Çulluk, Türk edebiyatı için son derece önemli bir eserdir. Fabrika işçilerinin, köyün ve köylünün konu edildiği ilk roman olarak edebiyat tarihimize geçmiştir.
 
* * * 
 
- Anna, benim kadehim boş duruyor!
 
Uzun boylu, ince geyik belli, siyah zülüfleri yanaklarına yapışık kesik saçlı, uzun etekli, daracık siyah kadife kostümü içinde, süzüle süzüle dolaşan Macar kızına yalvarıyorum:
 
- Anna, bir yudum şarap ver!
 
Barın arka tarafındaki hususi odasında, Anna, Marusa, Anna’nın kardeşi Jülyetta, Ferit Hikmet, Süheyl Münir, saatlerden beri oturmuş içiyoruz.
 
Odanın ortasındaki masanın üstünde, buzlu yemiş kaseleri, viski, şarap, likör kadehleri, dolup taşmış sigara tablaları, ağız tarafı havluya sarılı şarap binliği yatan kova, sigara paketleri, kibrit kutuları, buruşuk havlular, elbezleri, çöp atılmış, sigaralar bastırılmış tabaklar, hepsi birbirine karışmış… Kimse kadehini tanımıyor, kimse çatalına, bıçağına sahip değil… İçkinin beyni saran, gözleri buğulandıran dumanı içinde, eller rast geldiğini kavrıyor…
Disponible depuis: 09/04/2023.
Longueur d'impression: 300 pages.

D'autres livres qui pourraient vous intéresser

  • Eylül - cover

    Eylül

    Mehmet Rauf

    • 0
    • 0
    • 0
    Türk edebiyatında “ilk psikolojik roman” olarak kabul edilen bu eser, aşkın, vicdanın ve sessiz trajedilerin ince dokusunu işliyor. 
    Boğaziçi’nin serin yalılarında başlayan hikâye, Suat ile Süreyya’nın sakin görünen evliliğinin ardındaki fırtınaları yavaş yavaş ortaya çıkarıyor. Bu fırtınaya, Süreyya’nın yakın dostu Necip’in varlığı eşlik ediyor. Sessiz bakışlar, ölçülü kelimeler ve hiç söylenmeyen cümleler, zamanla geri dönülmez bir gerilime dönüşüyor. 
    Mehmet Rauf, ince ruh çözümlemeleriyle karakterlerin en derin çelişkilerini, suskunluklarını ve yasak duygularını ustalıkla görünür kılıyor. Eylül, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; toplum baskısının, ahlak anlayışının ve bireysel yalnızlığın romanı. 
    Bugün hâlâ taze kalan bu eser, okuru, kelimeler arasında ağır ağır ilerleyen bir hazin sonun içine davet ediyor.
    Voir livre
  • Havada Bulut - cover

    Havada Bulut

    Sait Faik Abasıyanık

    • 0
    • 0
    • 0
    Sait Faik’ten deniz kokan öyküler, İstanbul’un göğünde bir bulut gibi asılı kalan duygular… 
    Havada Bulut, sokakta yürüyen, vapura binen, balık peşinde koşan insanlara edebiyatın gözünden bakan unutulmaz bir öykü kitabı. 
    Her hikâyesiyle bir pencere açıyor Sait Faik: yalnızlığa, dostluğa, hayal kırıklığına ve ince bir umut ışığına... 
    📍RAN Kitap sesli kitap serisiyle şimdi kulaklarınızda!
    Voir livre
  • Martin Eden (Kısaltılmış Metin) - cover

    Martin Eden (Kısaltılmış Metin)

    Jack London

    • 0
    • 0
    • 0
    Jack London’un ölümsüz eseri Martin Eden, artık yepyeni bir uyarlama ile karşınızda! Bu kısaltılmış versiyon, yoksulluktan zirveye uzanan, hayalleriyle dolu bir gencin edebiyata, aşka ve sınıf çatışmalarına dair epik serüvenini yeniden gözler önüne seriyor. 
    Genç denizci Martin Eden, limanın tuzlu rüzgarları arasında, zorluklarla yoğrulmuş yaşamından sıyrılarak, kendini edebiyatın büyülü dünyasına adamaya karar verir. Toplumun yüzeysel övgüleri, ailesinin beklentileri ve kendi içindeki çelişkiler arasında savrulan Martin, aşkı Ruth’un sıcaklığına tutunurken; aslında, ruhunun derinliklerinde büyüyen yalnızlık ve umutsuzlukla da mücadele eder. 
    Bu uyarlama, Martin’in – gerçek benliğini arayan, tutkularıyla yanıp tutuşan ve sonunda içsel boşluğun pençesine düşen – trajik hikâyesini, sade ve etkileyici bir dille yeniden yorumluyor. Başarı, şöhret ve maddi kazanımların ötesinde, varoluşun ve gerçek sevginin ne kadar kırılgan olduğunu keşfeden Martin Eden, sizi kendi iç dünyasındaki kırılganlıklarla yüzleşmeye davet ediyor. 
    Martin Eden, yalnızca bir yazarın yükselişini değil, aynı zamanda içsel mücadelelerin, toplumsal önyargıların ve aşkın derin izlerini de anlatan bir destandır. Hazırsanız, bu unutulmaz yolculuğa adım atın; çünkü her kelime, her satır, ruhunuza dokunacak.
    Voir livre
  • Bir İdam Mahkumunun Son Günü - cover

    Bir İdam Mahkumunun Son Günü

    Victor Hugo

    • 0
    • 0
    • 0
    İdamı bekleyen bir adamın son 24 saati… 
    Victor Hugo, bu kısa ama derin romanında bir mahkûmun korkularını, umutlarını ve insanlık onuruyla mücadelesini sarsıcı bir iç sesle anlatıyor. 
    Toplumsal adalet, vicdan ve merhamet üzerine unutulmaz bir yüzleşme. 
    “Bir insanın ölümü, toplumun vicdanını sınar.” 
    Hugo’nun güçlü diliyle, geri sayımın her dakikasını hissedeceğiniz çarpıcı bir klasik.
    Voir livre
  • Gulyabani - cover

    Gulyabani

    Hüseyin Rahmi Gürpınar

    • 0
    • 0
    • 0
    Bir gece vakti, İstanbul'un kenar mahallelerinden birinde, çarşaflar içinde dolaşan esrarengiz bir varlık ortaya çıkar. Kimine göre bir hortlak, kimine göre şeytanın yeryüzündeki sureti: Gulyabani. 
    Ama bu öyküde asıl korkunç olan, karanlıkta görülen bir hayalet değil; toplumun iç yüzü, cehalet, batıl inanç ve kadınların hayatını karartmak için kurgulanmış baskıcı düzendir. 
    Hüseyin Rahmi Gürpınar, hem güldüren hem düşündüren kalemiyle, Tanzimat sonrası Osmanlı toplumunun çürümüş yapısını ustaca hicvediyor. Gulyabani, yalnızca bir korku hikâyesi değil; bir aydının kaleminden çıkmış, sosyo-kültürel bir taşlama, bir uyanış çağrısıdır. 
    Kadınların sesi kısılmışken, akıl dışı hurafeler hayatlara yön verirken, bir kadının kendi kaderini eline alışını ve bu düzene başkaldırısını okurken; hem gülecek, hem de utançla yüzleşeceksiniz. 
    Bu roman, mizah ile toplumsal eleştirinin dansıdır. 
    Ve “Gulyabani”, o dansın gölgede kalan figürüdür.
    Voir livre
  • Altıncı Koğuş - cover

    Altıncı Koğuş

    Anton Pavloviç Çehov

    • 0
    • 0
    • 0
    "Evet, yaşamın ağırlığı altında ezilebilirsiniz, ondan nefret edebilirsiniz ama onu küçümseyemezsiniz." Anton Çehov'un, Çarlık Rusya'sına bir tımarhanenin içinden baktığı başyapıt. Dünyayı olduğu haliyle görmek, ancak delilikle mi mümkün?
    Voir livre